Sımsıcak gülümsemelerin arkasında
sakladığın gizemi çözme denemeleri
yordu beni, oysa çoktan bırakmıştım lise de ben x + y ve tüm coğrafya denemelerini O KADAR BASİTTİM senin anlayamıyacağın kadar……
2+2 nin 4 ettiğini dedem fısıldamıştı bana ve ben sende 3
bilinmeyenli tüm denklemlerin tedirginliğini
hissettim ;
ben hayat adınao kadar BASİTTİM Kİ….
Ben bukowskiyi
seviyordum ,sense bukowskiyi , google dan arıyordun ve fısıldıyordun
kulağıma farklı renklerin kışkırtıcılığını oysa ben basit bir adamdım.3 yanlışın 1doğruyu , götürmediği hayat oyununda ;
kısa replikli , sona koyun çığlıkları
sana aitti….
Ben fısıldamayı
unutmuştum tüm yaşanılana karşı an ve an,
“ Her
ölüm zamansızdır ama sanki sen daha bir zamansız öldün…..” diyordu oğuz atay içimi acıtarak, sen kokan
kelimeleriyle.Zamansız ölümünü düşündüm yadakulağıma fısıldadığın bazı gidişleraslında bir sevgi
gösterisidir cümlesini .Ben tragedyaları sevmezdim oysa ve hiç
sevmeyeceğimde sanırım …. Ben mahcup delikanlıların ve utangaç kızlarınhep mutlu sonları ve tebessümü hatırlattığı
komedyalarda hayal etmiştim bizi , sense tüm terk edilmişlik adreslerinde hep bir çıkmaz sokak olmayı sevmiştin…….
Ben o sokaklarda bilmem
kaçıncı seni bulma ümidimi yitirmiştim , sense o tüm terkedilmişliklerde giden , iz bırakan rolünde idin.Aklımda kalan
hafif kalın bir sesin çıkmaz sokaklardaki yankısı .
Sis çöküyor şimdi ne zaman hatırlasam seni, simsiyahselülietinle karşılaşmayı sevmiyorum
artık.
Her ölüm
zamansızdı beni terk
ettiğin o sahilde
ki gibi….
Her ölüm
zamansızdıdudaklarımda bıraktığın buse gibi….
Her ölüm
zamansızdı benden kaçışını izlerken ve gözyaşlarını fark
ederken…
Her ölüm zamansızdı ,
HELEKİ SANA DAİR , ÖLÜM ……….
Ölümü yakıştıramadığım sana
yazmak varmış bu geceye
dair , sana ne çok şey yakıştırdım oysaki ;
“Uykum nasıl olsa bir kelebeğin ömrüne denktir” demişti enis batur,gecenin bir vakti serinlik çökerken geceye bu dize takıldı aklıma.Serinliğin ürpertisi yada seni hatırlamanın ürpertisi….
Çözemediğim ürpertiler sendromu adını verdım yaşanmışa.
Sanırım ben bir şeylere ad koymayı beceriyorum yada seviyorum, sen isimsiz türküsünü en çok severken..
Kelebekömrüne denk ti paylaştıklarımız,ondandır belkide bilgisayarımda ki hoş geldin resmi yada telefonumdaki merhaba karesi hep bir kelebek,küçük renkli hayret uyandıran…
Bazen bir JOKER gerekiyordu, yorgun zamanların hemen sonrasinda.Kopan yenilgileri sifirlayacak kaybolan isiltilari tekrar yerine koyacak bir umut.Sihirli dokunuşlari ile dokunup BALKABAGİNDAN ARABASİ ile kaybolan tüm JOKERLERE…..
Okumak istediğim ne çok kitap vardı,görmekte geciktiğim ne çok film ,düşünüp de bulamadığım oysa başkalarının çoktan cevapladığı ne çok soru ,dinlemekten, başka hiçbir yerde bulunmayacak tadlar aldığım müzikler ,sevilecek insanlar,görülecek ne çok şey vardı..........